PAPAĞANLARDA TÜY YOLMA SORUNUNUN TEDAVİSİ

8–12 dakika

Tüy yolma tedavisinde iki şeyi aklınızda bulundurmanızı istiyorum: birincisi, tüy yolma sorunu “ciddiye alınacak” ekstrem durumlarda ölüme götürebilecek bir sorundur, ikincisi tüy yolmaya neden olan sorun her zaman sizden kaynaklı değildir. Ama papağanınız tüy yolmaya başladıysa, kesinlikle gecikmeden harekete geçmelisiniz. Ben iki papağanımı tüy yolma nedeniyle kaybettim. Biri evde yaşanan derin bir üzüntü sırasında bunalıma girip tüy yolmaya başladı ve kangren olup öldü, diğeri 99 depremini yaşadı ve korku nedeniyle tüy yolmaya başladı, sonunda kan kaybından öldü. O zamanlar yeterince deneyimli olmadığıma hayıflanıyorum, şimdiki bilgim olsa iki papağanımı da kurtarabilirdim. Ancak bu olaylar sonrasında bir çok yeni şey öğrendim. Burada size bahsedeceğim tedavi yöntemleri de işte bu iki papağanımı üst üste tüy yolma sorunu nedeniyle kaybettikten sonra öğrendiğim bilgilere dayanıyor. Daha sonrasında bir çok papağanın tüy yolmayı bırakmasını sağlayan, en son Rika ve Arya’da uyguladığım ve başarılı olduğum yöntemler.

Tedaviye geçmeden önce

Öncelikle tüy yolmaya neden olan sorunu bulmamız yani tam bir teşhis koymamız gerekli. Tüy yolma sebebi orada durduğu sürece, istediğimiz kadar tedavi için çırpınalım. Rika’nın okulun haylazları linlkinde okuduğunuz gibi uzun süren bir teşhis koyma dönemi vardı. Psikolojik değildi sorunu, ancak hangi fiziksel rahatsızlığın Rika’yı tüy çıtlatmaya ve kesmeye ittiğini (çıtlatma ve kesme için 2. sınıf 3. derse geri dönün) bulmak da çok zordu. Artık kan testi yaptırmaya karar verdiğim sırada, tesadüfen aç karnına beyaz dut yedirmem sorunu anlamamı sağladı. İlk zamanlarda parazit ilacı kullanmış olduğum için bu sorunu görmezden gelmiştim. Ancak sonradan öğrendiğim üzere, kullandığım ilacın Rika’daki parazite etkisi yokmuş. Bu da hayvanın tüylerini mahvetmesine neden oldu. Ancak sorunun kaynağı anlaşılıp kullanılması gereken parazit ilacını kullanınca, Rika da parazitlerden tamamen kurtulmuş oldu. ANCAK. Tüy yolma ne olursa olsun, isterse fiziksel bir duruma işaret etsin, psikolojik bir tepkidir. Rika sorunundan kurtulduğunda tüy çıtlatmayı ve kesmeyi azalttı. Tamamen bırakmadı. Eğer hiçbirşey yapmasaydım, artarak devam edecekti. Dolayısıyla tüy yolma için gerekli tedaviyi, parazitlerden kurtulmuş olmasına rağmen uyguladım. Şu anda tüylerini normal tarayan, ruhen sağlıklı bir kuş.

Pekala, bir şey daha eklemek istiyorum. Papağanlar tüylerini yolmayı aşamalı olarak bırakır. Genelde yolmayı bıraktıkları ilk yer kuyruk tüyleridir. Sonrasında bacak tüyleri, kanat tüyleri ve sırt tüyleri gelir. Yolmayı bıraktıkları en son yer ise göğüs tüyleridir. En acı vermeyen ve en kolay ulaşabilecekleri bölge olduğu için. Bu yüzden tedavi süresince ona tüy yolmayı bırakması için aşamalı bir zaman vermelisiniz. Eğer kuşunuz kuyruk tüylerinin çıkmasına izin veriyorsa, ama hala göğüs tüylerini yoluyorsa, sevinin. Bir aşamayı atlattınız. Sonrasında aşama aşama diğer parçaları da bırakacak.

Papağanınızın tüylerinin tamamen normale dönmesi durumuna bağlı olarak bir ila üç yıl sürebilir. Yani tüy yolmayı bırakmış olsa dahi. Çünkü yolunan tüylerin yeniden sağlıklı çıkması için zamana ihtiyaç vardır. Tüyler zamanla normale döner. Kuşlar vücutlarındaki bütün tüyleri (normalde) bir kaç senede tamamen yeniler. Yani her tüy dökmümü döneminde vücutlarındaki binlerce tüyden bir kısmını yenilerler. Dolayısıyla tüylerin normale dönmesi uzun sürer. Rika’nın tüy çıtlatma sorununu aşmamızdan bu yana 1,5 sene geçti ama hala bazı eski, kötü kalite tüyleri göğsünde ve sırtında duruyor. Çoğu kötü tüyünü yeniledi ama dikkatli bakınca arada kötü tüyleri seçebiliyorum. Büyük ihtimalle yaza bütün tüyleri yenilenecek. Arya’da bu daha belirgin. Bir çok yeni tüy çıkardı ama tamamen normale dönmesi ortalama iki sene alacak. Yine de bana geldiğinden bu yana güzel bir gelişim gösterdi. Fotoğrafları aşağıda.

Bana ilk geldiğinde:

1

Bana geldiğinin 6. ayında:

2

Ve Mart 2012, yani 12. ayında.

3

Arya müthiş bir gelişim göstermiş olsa da, kanat tüyleri hala eksik, dolayısıyla uçamıyor. Göğsünde ve sırtında da hala çıkmamış tüyleri var. Ayrıca tamamen iyileşmediğini hassasiyetinden anlayabiliyorum. O kadar kırılgan bir yapısı var ki (tüy yolan kuşların hepsi böyle kırılgandır), en ufak olayda hemen psikolojisi dengesizleşip yine bir kaç tüyünü koparabiliyor. Daha geçen gün, bir süreliğine onu kafesine koyup evden çıkmıştım. Ben yokken kafesin kapağını açıp dışarı çıkmış ama kapak arkasından kapandığı için içeri de girememiş. Dolayısıyla aç susuz kalmış bütün gün. Eve bir geldim dışarıda bu ve çok mutsuz. Herhalde “aç susuz ölücem böyle galiba” diye düşünüp strese girdi 🙂 Dolayısıyla bir kaç göğüs tüyünü koparmış gene. Şimdi yine çıkıyor o tüyleri ama, demem o ki, tüy yolan kuşunuz tüy yolmayı bıraktı diye hemen gevşeyivermeyin. Tamamen iyileşene kadar üstüne titremeye devam edin.

Şimdi geçelim, Tedaviye.

Burada yazanların “hepsi” tedavinin başarılı olması için önemli. Dediğim gibi, “önce” sorunun kaynağını teşhis edin. Sorun fiziksel mi, psikolojikse ruh sağlığını etkileyen şey ne? Terk edilmiş olmak? Sizin ona olan bir tavrınız? Kıskançlık? Sebebi bulmak için 2. sınıf 3. derste yazanlardan yararlanabilirsiniz.

Sebebi bulunca önce buna yoğunlaşın ve onu tüy yolmaya iten sorunu ortadan kaldırın. Eğer sorun fizikselse, mesela iç parazit sorunu. Önce iç parazit ilacı kullanıp (kafanıza göre bir ilaç değil, ilk yardım malzemeleri makalesini okuyun), hayvanı parazitlerden kurtarmalısınız. Kuşunuz fiziksel rahatsızlığından kurtulduktan sonra bile alışkanlık olarak tüy yolmaya devam edebilir. Bu yüzden tamam sorun bitti, zamanla tüy yolmayı da bırakır diye düşünmemelisiniz.

Yapılması gerekenler şunlar:

– Haftada 2 gün kediotu-papatya çayı: Bitkiler aktardan alınmalı. Kedi otunun çiçek yaprağını bulabilirseniz çok daha makbul. Bu kedi otu, kedilere verilen kedi otu (catnip) değil, aklınızda olsun. Verilen çay taze demlenmiş olmalı, ılık ılık koyabilirsiniz.

– Haftada bir zeytin yaprağı çayı (yaşama sevinci verir) verin.

-Bir oyun bahçesi inşaa edin: Bunun ne kadar önemli olduğunu size anlatamam. İnternetten “parrot playing gymnasium” diye görsellerden aratın, ve kendinize bunları örnek alarak bir tane inşaa edin. Oyun bahçesi derken kesinlikle üstüne oyuncaklar yerleştirilmiş bir T sopadan bahsetmiyorum. Evinizin iç dizaynına uygun bir şey kesinlikle inşaa edilebilir.

-Onu oyalayacak bir sürü oyuncak koyun. Hem kafesinde hem de oyun bahçesinde olmalı oyuncakları. Onlarca oyuncak ayarlayın ve bunları kuşunuza beşer beşer, dönüşümlü olarak verin. Her hafta bazı oyuncakları çıkarıp (oyuncak çoktan mefta olmadıysa) yerine yenisini koyun. Papağanlar sürekli aynı oyuncağı görmekten sıkılabilir. Fobik bir kuşunuz varsa ve oyuncakların varlığına zor alışıyorsa, oyuncakalrının hepsini birden bire değiştirmeyin, zaman içinde teker teker değiştirin. Oyuncağı kafese oyun bahçesine asmadan önce gagasıyla dokundurun, gerekirse birlikte biraz oynayın. Ancak sakın kuşum korkuyor diye oyuncak koymamazlık etmeyin. Oyuncağa korksa dahi ihtiyacı var. Sadece ona oyuncağı zamanla tanıtmalısınız.

-Foraging oyuncaklar, foraging beslenme (yiyecekleri gizleme, yiyecekleri oyuncak haline getirme): İmkanınız varsa yurtdışından dayanıklı foraging puzzle oyuncaklar da getirtebilirsiniz. Ayrıntılı bilgi için 1. sınıf 6. ders foraging beslenme makalesine bakın. Bu tür beslenme papağanalrı zinde ve aktif tutuyor. Bu yüzden, bilhassa tüy yolan kuşlar için çok önemli.

-Daha sosyal bir yaşam : papağanınızı güzel günlerde köpek gezdirir gibi hergün bahçeye, parka çıkarmalısınız yada pikniğe gidiyorsanız pikniğe, ev ziyaretine gidiyorsanız ev ziyaretlerine, bakkala gidiyorsanız bakkala vs. gitmelisiniz. Dışarıya çıkmak, yeni şeyler görmek, dışarıda insanların neler yaptığını izlemek, dışarıda kanat çırpabilmek ona çok iyi gelecektir. Ancak dikkat etmeniz gereken şey, kuşunuz uçabiliyorsa, “ASLA” nasılsa uçmaz diye düşünerek onu dışarı götürmeyin. Uçabilen kuşları (özgür uçuş eğitimi almış olsalar dahi) dışarı götürürken “harness” takmanız gerekli. Özgür uçuş eğitimi olsa dahi dedim çünkü özgür uçuş eğitimli bir kuş da ancak belli mekanlarda serbest bırakılabilir. Sahil kenarı, kırlık, çöl vs. gibi yerler. Benimse burada bahsettiğim sosyalleşmesi için bir yerleri ziyaret etmesi. Bu yüzden mutlaka harness edinmelisiniz. (harnessı yurtdışından ısmarlayabilirsiniz: http://www.northernparrots.com/the-aviator-parrot-harness-small-prod83931a/) Ama kuşunuz uçamıyorsa (kanat ayarlı kuşlar da uçabilir) yani Arya gibi kanat tüyleri yoluksa yada henüz çıkmamışsa, ancak o zaman harness takılmadan çıkılabilir. Bunun dışında banyoya birlikte girme, birlikte yemek yapma, evde her ne yapıyorsanız birlikte yapma, aranızda geliştireceğiniz yeni oyunlar da sosyalleşmesi açısından şarttır. Kuşların doğal hayatlarında sürü olarak takılma nedeni sadece güvenlik değildir. Aynı zamanda sosyalleşerek psikolojilerini sağlıklı tutmaktır da. Yani sosyalleşme papağanınız için son derece kritik bir öneme sahip. Papağanlar “asla” yalnız yaşayamazlar!

– Gün içinde “çok sık” su spreyleme: içine biraz elma sirkesi katarsanız daha iyi olur. Bilhassa yeni çıkan tüyleri varsa bunlar sık sık ıslatılmalı. Kuşlar ıslak tüylere dokunmaz. Ve ıslak tüyler tüy tarama davranışının normale dönmesine yardımcı olur.

-Balkon sefaları, güneş banyoları: Elbette baharda ve yazın bunu yapabilirsiniz. Ancak ihtiyaçları olan şey ışıktır. Kışın da bol ışık görecekleri bir pencere önüne T sopalarını koyabilirsiniz. Dışarıyı izlemekten büyük zevk alacaktır. Bu tip pencere önü sefalarında kafes içinde olmaması, neşelenip özgürce hareket edebilmesi için önemlidir. Balkona koyduğunuzda, uçamıyorsa korunaklı bir yere kafes üstüne koyabilirsiniz. Eğer kafes üstüne koyarsanız başına bir kaza gelmemesi çin gözünüzün önünden ayrılamamalı. Eğer uçabiliyorsa 8aıcık bile olsa) Balkon için bir kafes ayarlayın ve kuşunuzu kafese koyun, kafesi de balkonun kenarına koyun ki, etrafı rahatça görebilsin. Ayrıca kuşunuzu balkona koyup kurtulduğunuzu zannetmeyin. Kuşunuzu sık sık balkonda ziyaret edin, su spreyleyin. Onunla konuşun. Eğer sıkıldığını gözlemlerseniz hemen onu balkondan alın yada yerini değiştirin.

– Haftada bir vitamin desteği. Eğer papağanınız çok dengeli beslenen her meyve ve sebzeyi yiyen bir kuşsa bu desteğe gerek yok. Onun yerine “iki haftada bir B vitamini desteği” verebilirsiniz. Ama dengeli düzgün beslenmeyen bir kuşsa, “haftada bir” karışık vitamin damlatılmalı suyuna. Bunun dışında ekstra bir vitamin, sprey vs. hiçbirşey kullanmayın. Ve tekrarlıyorum, iyi besleniyorsa iki haftada bir B vitamini damlası, iyi beslenmiyorsa “haftada bir” karışık vitamin damlası. Yapay vitamin damlaları hergün kullanılmaz!

– Tüyleri konusunda kayıtsız kalmayın, duygularınızı ona gösterin!: Papağanlar övgüden çok iyi anlar. Hatta tüyü yoluk kuşlar aynadaki akislerine bile bakmak istemez çoğu zaman. Bir papağan ne zaman çirkin ne zaman güzel olduğunu bilir. Yeni bir tüy çıkardığında bu yüzden onu bol bol övmeli, yeni çıkan tüyüne destanlar okumalısınız 🙂 eğer tüy yolarsa yolduğu tüyünü göstererek çok ama çok üzgün görünmeli, bir tüye bir ona bakmalısınız.

– Bulunduğu ortamı, kafes ve oyun bahçesi çevresini kuşlara zehirli olmayan ev bitkileriyle şenlendirin. Yeşil ve yeşillikler onların çok hoşuna gider. Kafesine ve oyun bahçesine koyduğunuz bitkileri arada suyla spreyleyin, kuşunuza ufak bir orman havası yaratın. Bazen oyun bahçesine yapraklarıyla dut yada üzüm dalı da asabilirsiniz.

– Neşeli müzikler dinletin, kuşlarla ilgili belgeseller, küçük çocuklar için olan çizgi filmler açıp kafesini önüne koyun. Onu meşgul ve neşeli tutmalısınız. Siz evde yokken bilhassa bu tip çizgi filmler, müzikler çok işe yarar.

– Düzenli ve güzel bir beslenme. Bunun önemi çok büyük. Kuşunuz şu anda iyi beslenmiyorsa, onu bir an önce meyve sebzeye geçiş yaptırmalısınız. Beslenme alışkanlıkları düzelene kadr haftada bir suyuna vitamin damlatın, bazen suyuna elma suyu, havuç suyu yada portakal suyu katın.

– Düzenli eğitim verme. Papağan eğitimi ele kola çıkmaya alıştırdınız hop işim bitti diyerek içinden sıyrılabileceğiniz bir konu değil. Papağanlar bir çok şey öğrenebilir. El sıkışma, takla atma, gel eğitimi, renkleri tanıma vs. Bu tip trickler sadece biz eğlenelim diye değildir. Numara eğitimi, papağanla evcil insanı arasındaki ilişkiyi sağlamlaştıran, papağanın zekasını kullanmasına yardımcı olan ve onu tüy yolma davranışından koruyan bir oyundur. Numara eğitimiyle ilgili ayrıntılı makaleler eklenecek siteye ama zamanla.

Evet, bütün bunları yaparsanız, kuşunuz zamanla hatta bazen bir anda tüy yolmayı bırakacaktır. Ancak unutulmaması gereken tüy yolmanın, kuş tüy yolmayı bıraksa bile, çok çabuk nüksedebilecek bir sorun olduğudur. Bu yüzden bu tedavi yöntemini kuşunuzun tüyleri tamamen çıktıktan (ki bu dediğim gibi bazen bir iki seneyi bulur) bir süre sonrasına kadar devam ettirmeniz gerekebilir. Aslında, şöyle demek daha uygun, kediotu-papatya çayı dışındaki “herşey” normalde papağanınıza yapmanız gerekenlerdir. Yani bir papağanı sağlıklı tutmak ve ona iyi bakmak istiyorsanız, çay önerileri dışında saydıklarımın hepsi normalde yapılması gerekenlerdir. Papağanlarımız bizden böyle bir ilgi bekliyor.

Ha, şunu da eklemem gerek. Papağanların tüy yolma sorununa karşı veterinerlerin de pek işe yarayacağına inanmadığı ama hiç yoktan iyidir diye önerdiği bir yöntem vardır. Kafaya huni geçirme yöntemi. Tavsiye etmiyorum. Bir de yurtdışında bazen büyük papağanların karnına bez bağlarlar tüylerine dokunamasın diye, onu da tavsiye etmiyorum. Papağanı daha çok strese sokmaktan başka yararı yok bunların. Sadece bazen, aşırı durumlarda, (kanatarak, parçalayarak tüy yolma gibi) kısa süreli olarak başvurulabilir. Ancak böyle vakalarda zaten tüy yolmaya karşı kullanılan “x” ilacıyla işe başlamak çok daha iyi olabilir. Bazı rehabilitasyon merkezlerinde şu tip süveterler kullanıyorlar.

3

Süveterin üstünde oyuncaklar olduğu için kuş bunlarla oynuyor, bu arada tüyleri de çıkmış oluyor. Ancak bu süveterler kuşu sinir edip durumu kötüleştirebilir de. Zaten yukarıdaki kuşun mutsuz bakışlarından ne demek istediğimi anlamışsınızdır. Bu yüzden dediğim gibi ancak çok ağır vakalarda düşünülmeli.

Yorum bırakın