Papağanlarda Tüy Yolma

16–23 dakika

Papağanlar neden tüy yolar? İşin aslı insanlarla aynı mantıkla. İnsanlar da bunalıma girdiklerinde yada kendi başlarına çözemedikleri ama nasıl ve kimden yardım isteyeceklerini bilemediklerinde benzer şeyler yapar. Tırnak yeriz, saçımızı yolarız, kolumuzu bacağımızı göğsümüzü falçatalarız (kimisi ritüel haline getirip müzik eşliğinde de yapabilir bunu), hatta derimizi yoluk yoluk yaparız, stresten saçımız dökülür, karnımız ağrır, başımız ağrır, hiç olmadı agresifleşiriz yada içimize kapanırız. İnsanlar bir takım ilaçlarla bu tip şeyleri bastırmaya eğilimli olsada, sorunun kaynağı orada durduğu sürece bu durum devam eder. İşte papağanların olayı da budur. Alkolik olmazlar belki ama tüy yolarlar.

Bunun dışında tüy yolmayı tetikleyen fiziksel sebepler de vardır. Fiziksel rahatsızlıkların papağanları tüy yolmaya götürmesinin nedeni ise yine, psikolojiktir. “Ne yapacağını bilememe” yada “derdini size nasıl ifade edeceğini bilmeme”. Size “fiziksel bir sıkıntı yaşıyorum, yardıma ihtiyacım var!” demesinin daha “net” bir yolu var mı? Gaklasa anlamazsınız, ayağını yere vursa anlamazsınız, şu sıkıntım var demeyi bilmiyor, hatta kendi de tam bilmiyor ne sıkıntısı olduğunu, oyuncaklarını alıp yere atsa yaramazlık yapıyor yada birşeye tepki gösteriyor diyeceksiniz, ölecek durumda olmadığı için yemek yemeyi su içmeyi kesmesine imkan yok.. ee? Tüylerini yolmaya başladığında “bir sorun” olduğunu anlamamanız için hakikaten aklınızın yetmiş beş bin karış havada geziniyor olması gerek. 🙂

Pekala, aşağıda genel bir liste var. Papağanların tüy yolma davranışına neden olacak şeyler bunlar. Elbette bu listeye başka şeyler de eklemek mümkün ama, en azından, nelerin başı çektiğini görebiliriz:

– Sıkıntı: Genelde oyuncak eksikliği, yada az oyuncak, var olan oyuncaklardan sıkılma, aşırı rutin bir hayat yaşama, bütün gün evde yalnız kalmadan kaynaklanır.

– Güneş/aydınlık görememe: Papağanların aydınlıkta yaşaması gerekir. Kafesi, oyun bahçesi hep ışık alan bir yerde bulunmalıdır. Yeterli gün ışığı görmeyen papağanlar kolaylıkla bunalıma girer ve tüy yolmaya başlar.

– Stres: Evde tadilat olması, evde yaşanan bir huzursuzluk, kafesinde ve oyun alanında çok ani değişiklikler yapılması, eve gelen misafirin yada çocukların kuşa musallat olması, aşırı gürültü, ebeveynlerin papağanları köpek zannetme gibi talihsiz bir hataya düşmesi ve kuşun üzerinde farkında olmadan baskı kurulması, aşırı ciddi eğitim, kuştan çok fazla şey beklenmesi, konuşmadığı için yada herhangi bir davranışta bulunmadığı için evdeki insanların “sözle, düşünceyle, hareketlerle” papağanı küçümsemesi, aşağılaması, sürekli kafese hapsedilme vb. şeyler strese neden olur. Olabilir demiyorum, bakın, dikkat, “olur”.

– Uykusuzluk: Papağanlar günde en az 10 saat uyku uyumalıdır ve buna gün içindeki şekerlemeler dahil değildir. Uyku ortamları karanlık ve sessiz olmalıdır. Uyudukları odada televizyon bilgisayar açık olmamalıdır. Aksi taktirde derin uykuya geçemezler ve bu hem bünyelerini hastalıklara karşı zayıflatır, hem de uykusuzluk nedenli stres oluşur ve tüy yolmaya başlarlar. (doğal ortamlarında geceleri bir çok ses oluyor ama o zaman nasıl uyuyorlar diye sormayın, bildikleri ve anladıkları sesler (kuş kurbağa böcek vs.), televizyondan gelen kavga dövüş patlama yada sıkıcı konuşmalar yapan bir takım adam ve kadınların sesleriyle kıyaslanmamalı.)

– Ev ahalisinde stres, kavga, üzüntü: Evde yaşanan herhangi bir kavga, dövüş, üzüntü papağanlara yansıtılırsa tüy yolma davranışına neden olur. Bu tip durumlarda iki şey yapabilirsiniz, birincisi, kuşunuzu eğlenceli bir mekana koyarak ve ona güzel, neşeli bir müzik açarak evin geri kalanındaki kötü enerjiyi ondan uzak tutmaya çalışabilirsiniz, ikincisi, üzüntülü dönem boyunca kuşunuzu önceden tanışmış olduğu bir komşuya, arkadaşa, geçici süreyle verip, onu hergün ziyarete gidebilirsiniz.

– Küçük kafes: Papağanınız küçük de olsa büyük de, bütün gün dışarıda dahi takılıyor olsa, “geniş bir kafese” ihtiyaç duyar. Kafesi onun için yuvadır. Gece güvenle uyuduğu, dışarıda duramayacağı zamanlarda içinde sıkılmadan oyun oynayabileceği, kanat çırpabileceği, akrobatik hareketler yapabileceği bir yuva. Evinizde yeriniz yoksa “papağan almayın”. Küçük kafes tüy yolma davranışına neden olan bilindik bir etkendir.

– Dışarı çıktığında benimseyebilip oyun oynayabileceği bir alanının olmaması: Oyun alanı hem evinizdeki eşyaların güvenliği için, hem de onun ruh sağlığı için gereklidir. T sopa oyun alanı değildir. Oyun alanında sallanabileceği, kemirebileceği, garip hareketler yapabileceği, gezinebileceği birçok şey olmalıdır. Oyun alanı aynı zamanda harika bir “tüy yolmasavar” vazifesi görür. Önemini asla küçümsemeyin.

– Pis yaşam ortamı (kafesi, suluğu, mama kabı): Papağanlar çok dağınık ve pasaklı kuşlardır ama temizliğe ihtiyaç duyarlar. Hatta bazıları daha fazla. Ben, ayağına pislik bulaşınca ayağını tüneğe koyamayan ve tiksintiyle bir ayağına bir bana bakıp “temizle beni” demeye çalışarak iğrenme silkinişi yapan papağan bile biliyorum 😀 Papağanlar için içtikleri suyun “duruluğu” önemlidir. İçine kaka düşmüş bir suyu mecbur olmadıkça içmezler, içerlerse hem hasta olurlar hemde tiksinti dolayısıyla bunalıma girerler. Pis mama kabı da iştahlarını azaltır, iştahı azalan kuş hem bunalıma çok çabuk girer hemde hastalığa kolay yakalanır. Pis kafes için de bunları söyleyebilirim.

– İlgisizlik: Papağanlar günde yarım saat ilgilenip işinize dönebileceğiniz hayvanlar değildir. Günlük aktivitelerinizi paylaşmak isterler. Eğer sizinle bir paylaşımı bulunmazsa bu onların gözünde “ilgisizliktir”. İlgisiz kalan papağanlar çabucak tüy yolma davranışı geliştirir. Hatta bazı türler bu konuda daha hassastır. Kakadular, Eclectuslar, aralar ve afrika griler.

– Kanat ayarı: Uçmak, kuşlara güvenlik ve rahatlama hissi verir. Bu yüzden her zaman uçabilen kuş, uçamayan kuştan çok daha kuvvetli bir psikolojiye sahiptir. Kanat ayarı kuşun uçma yetisini (yani güvenlik ve özgürlük hissini) sınırladığı için psikolojik açıdan yıkıcı bir etki yapar. Hele ki uçabilmenin yerini tutacak bir ilgi ve serbestlik de verilmiyorsa. Ayrıca çok kısa kanat ayarı da kanat altı bölgesine değerek kuşu rahatsız eder ve kuş hissettiği rahatsızlığa tepki olarak kanat altındaki tüylerini sırta doğru yolmaya başlar. Zamanla bu alışkanlık haline gelir ve fazlalaşır.

– Sosyal ortamın bulunmayışı, yalnızlık: Papağanlar sosyal kuşlardır. Sizinle yada evdeki diğer insan/hayvanlarla birşeyler paylaşmaya ihtiyaç duyar. Sürekli evde yalnız kalan kuş, hele uğraşacağı, izleyeceği birşey de yoksa, çok çabuk tüy yolma davranışı geliştirir. Ebeveynler aynı çocuk sosyalleşmesinde olduğu gibi, papağanlarını oyun oynamaya teşvik etmeli, onunla oyun oynamalı ve ona sürekli yeni şeyler tanıtmalı, mümkün olduğu kadar yeni mekanlar, yeni insanlarla tanıştırmalı. Unutmayın doğal hayatlarında papağanların sürü halinde dolaşma nedeni sadece güvenlik ihtiyacı değildir, aynı zamanda “sosyal kuşlar oldukları içindir.”

– Evcil insanını, arkadaşını (başka papağan, başka bir hayvan, yada eşi) kaybetmek: Bir insan yada hayvan, papağanınızın hayatından aniden çıkmamalı yada hayatına aniden girmemeli. Mutlaka papağan bu duruma önceden hazırlanmalı. Onunla bu konuyu konuşmalısınız, eve biri gelecekse onun adı anılmalı, biri gidecekse, o kişiye gidecek gözüyle bakılmalı, bu durum ona söz ve duyguyla açıklanmalı. (tabii bu dediğim evinize 5 dakikalığına oturmaya gelmiş komşunuz Nermin teyze için geçerli değil, bu dediğim, papağanınızın hayatında önemli bir yeri olan insan ve hayvanlar için geçerli. Papağanınız Nermin teyzeyi taparcasına seviyorsa başka.) Eğer bir ölüm durumu olursa, kuşa gösterilen ilgi arttırılmalı, dikkati yeni ve eğlenceli şeylere çekilmeli. Ölen kişi/hayvanın yeri başka birşeyle doldurulmalı. Hiçbirşey yapmazsanız, tüy yolma davranışına hatta intihara neden olur bu kayıp.

– Sevdiği oyuncağın elinden, kafesinden alınması: Bazen kuşlar belli oyuncaklara çok bağlanır. Kuşunuzun durup durup oynadığı, bilhassa ilgilendiği bir oyuncak varsa, oyuncaklarını değiştirirken bu “favori” oyuncağa dokunmamalısınız. O oyuncaktan eninde sonunda sıkılacaktır, ama sıkılıp oyuncağı atan, uzaklaştıran o olmalı, siz değil. Aksi tüy yolma nedenidir.

– Kötü beslenme: Kötü beslenme, kötü vitamin dengesi demektir. Kuşlar vitamin dengesizliği yada azlığı yaşarsa tüy yolmaya “bir derdim var” demeye başlar. Kuşunuzun yemek alışkanlığını mutlaka değiştirin, isterse 3 senenizi alsın. Sorun çıkmadan önce harekete geçin. Çünkü yemek alışkanlıklarını düzeltmezseniz, bu sorundan dolayı eninde sonunda başınıza dert açılır.

– Ani kafes değişikliği: Papağanlar rutine alıştırılmamalıdır. Arada kafesteki oyuncaklar değiştirilmeli, sopaların yeri değiştirilmeli, yada kafesin yeri değiştirilmelidir. Ama bunlar hiçbir zaman aniden yapılmamalıdır. Bir gün bir sopa, ikinci gün bir oyuncak derken kafes dizaynı “kademeli” olarak değiştirilmeli. Yeni kafes alma durumlarında ise, yeni kafes bir süre eski kafesin yanında olmalı, içine bildiği tünek ve oyuncaklardan koymalı, arada yeni kafesin üstüne çıkması, burada oynaması sağlanmalı ve çok sevdiği mamalarla dolu olduğu ona gösterilmelidir. Bir kaç günlük bir alışma süresinin sonunda yeni kafese geçirilmelidir.

– Terkedilmek, yada terkedildiğini zannetmek: Papağanlar için evcil insanı tarafından terkedilmek, “sürüden atılmak”la aynı şeydir. Bir papağan doğal hayatında “sürüden atılmaz”, en fazla anlaşamadığı için başka bir grup bulur kendine. Ama asla terk edilmez. Yaralıysa, hastaysa ancak geride kalabilir, bu da ölüm demektir. Esaret hayatındayken de bu durum aynıdır. Bir papağanın evinden, alıştığı insanlardan uzaklaştırılması, onun gözünde “ölüme terk edilmektir”. Bu yüzden papağan alırken geleceğide düşünerek 5dikkatli bir karar verilmesi gerekir. Artık bakamıyorum, deyip papağanı bir petshopa yada başka birine vermeniz onun gözünde “sürüden atılmak” “ölüme terk edilmek”tir. Ve bu durum tüy yolma davranışı için bir sebeptir.

İkinci bir durum daha var, papağanınızı kısa süreyle başka bir yere bırakmak zorunda kaldınız diyelim. On günlüğüne bir yere gideceksiniz ve papağanınızı veterinere, bir arkadaşınıza vs. bıraktınız. Papağanınızı bu duruma önceden hazırlamazsanız, kuşunuz yine “terk edildiği” düşüncesine kapılır. Onu önceden sözle ve hisle, “bir süre ayrılacağınız konusunda” hazırlamalısınız. Ayrılığınızın geçici olduğunu, geri döneceğinizi ona hissettirmeli ve söylemelisiniz. Ayrıca geçici olarak kalacağı yere bir iki hafta önceden yavaş yavaş alıştırılmalı, yanında kalacağı insanlarla “sizin tarafınızdan” tanıştırılmalı, ki yokluğunuzda kendisini birden yabancı bir ortamda, yabancı insanlarla bulmasın.

– İlginin belli bir süre için azalması: Çok yoğun bir dönem yaşıyorsunuz diyelim. Sınavlarınız var yada yetiştirilmesi gereken işler. Dolayısıyla papağanınızla her zaman ilgilendiğiniz kadar ilgilenemiyorsunuz. Sizin açınızdan bu geçici bir şey ama, papağanınız böyle düşünmeyecek. O sizin yoğun olduğunuzu anlayışla karşılamayacak, onun gözünde sadece “onunla ilgilenmiyor” olacaksınız. Ve bu durum tüy yolmaya neden olabilir rahatlıkla. Bu geçici yoğunluk dönemleri benim çok sık başıma gelir. Ama papağanlarımın psikolojisi de hayatımdaki yoğunluklar kadar önemli. Böyle dönemlerde şunu yaparım: ben evde yokken oyalansınlar diye, onlara yeni çizgi filmler, belgeseller açarım, bu tip dönemlerde kullanılmak üzere “önceden” hazırlamış olduğum foraging oyuncakları oyun bahçelerine asarım, kafeslerine ve oyun bahçelerine bir sürü yeni oyuncak koyarım, çok neşeli müzikler açarım, ve evde bulunduğum, vakit bulduğum her anı onlarla paylaşmaya dikkat ederim. Şöyle diyeyim, tuvalete bile papağanızla gittiğinizi düşünün 😀 Ve bu tip meşgul olunan günlerde onları biraz daha geç yatırırım. Her zaman 10-10:30 gibi yatarlarken, 11-11:30 gibi yatarlar, ki benimle biraz vakit geçirebilsinler. Bir kaç gün 8-9 saat uyumalarının bir mahsuru yok. Tabii bu sadece geçici olabilir. İş gücüm azaldığı anda eski uyku saatlerine, eski ilgili evcil insanlarına kavuşabilirler. Bu şekilde papağanlarım en vakit darlığı çektiğim dönemlerde dahi, sağlıklı ve mutlu kalabiliyorlar.

– Kendisine bir şey dolayısıyla bağırılması, kızılması: Papağanlar nazik ve kibar kuşlardır. Evet, bazen kaba bir şekilde gaklayıp guklasalar da, buldukları herşeyi parçalamaya meyilli olsalarda bu böyle 🙂 Ruhen naziktirler, dışarıya pek belli etmezler sadece 🙂 Dolayısıyla nazik davranışları, kibarlığı severler. Kendilerine ne kadar yumuşak ve nazik davranılırsa, karşısındakilere de o kadar nazik ve yumuşak bir tavır takınırlar. Yaramazlık yaptıklarında bile, yaptıklarının yanlış olduğunu pozitif bir hisle anlatmak gerekir. Ona gücenebilirsiniz, ona çok üzüldüğünüzü belli edebilirsiniz, kalemlerinize musallat olup hepsini parçalamasının çok rencide edici bir davranış olduğunu anlatabilirsiniz, bunları anlar. Ama ona bağırırsanız, kükrerseniz, birincisi, bu ilkel davranışınızı anlamlandıramaz, ikincisi, anlam veremediği bu davranışınız tüy yolmaya neden olabilir.

– Özleme durumu: Bir haftalığına evden ayrıldınız. Eğer papağanınız sizi seviyor ve güveniyorsa, büyük ihtimalle sizin yokluğunuzda ona bakacak insanlara olmadık haylazlıklar yapacak, yemeden içmeden kesilecek, herşeye ilgisiz davranacak hatta oyun oynamayı bile reddedecektir. Bu davranışların temel nedeni “özlemek”tir. Eğer papağanınıza ayrılmadan önce “geri döneceğinizi” ifade etmediyseniz, ve yokluğunuzda ona bakacak insanlar yeterince ilgili ve anlayışlı değilse, sizin yokluğunuzu unutması için ona yeni çizgi filmler izletmiyorlarsa, yeni ve ilginç oyuncaklarla onu tanıştırmıyorlarsa vs., bu özleme durumu bir tüy yolma nedeni haline dönüşebilir. Dikkat.

– Evcil insanının onu korumaması: Evinize ziyaretçiler geldi diyelim (uzaylı olanlar değil). Ve yanlarında kedilerini, köpeklerini yada çocuklarını da getirmişler. Ve her kedi, köpek ve çocuk gibi bu misafirlerin de ilgi odağı papağanınız. Sakın “bakalım ne olacak, ehehe” gibi bir düşünceyle kedi köpek çocuğun papağanınızı rahatsız etmesine izin vermeyin. Sizin kontrolünüzde “tanıştırılabilirler” ama asla kendi hallerine bırakılamazlar. Hele ki papağanınız büyük türlerdense, bu merakınız kedinin patisine, köpeğin burnuna ve çocuğun parmağına mal olabilir. Herşey bir yana papağanınız sizden beklediği korumayı göremediği için strese girer. Elbette bu sadece bir örnek, bunun gibi, onu korumanız gereken durumlarda şövalye kesilmelisiniz. Papağanınızla birlikte market alışverişine gittiniz ve görevlinin teki “aa papağan” diye embesil bir yorum yaparak yanındaki arkadaşlarına ne kadar cesur olduğunu göstermek için, aniden elini uzatıp evladınızın sırtına dokunmaya yeltendi diyelim (evet böyle bir şey yaşadım). Adama kükreyerek eline ışık hızında bir şaplak indirin (evet, ben bunu yaptım). Bu tip bir koruma davranışının papağanınız tarafından ne kadar taktir edileceğini tahmin bile edemezsiniz 🙂 Papağanları tüy yolmaya götüren, evcil insanının onu korumaması değildir esasen; sizin zaten onu koruyacağınızı düşünür, yapmazsanız, onu strese sokan “hayal kırıklığı ve galiba düşündüğüm kadar güvende değilim fikridir”.

– Çok yüksekten düşme, evden kaçıp kaybolma, yada büyük korkuya neden olacak bir kaza/olay yaşama: Düşme durumu daha çok kanat ayarlı yada henüz uçamayan kuşlarda görünür. Ama bazen papağanlar o kadar sarsak olabiliyor ki, uçmayı bilse dahi patır kütür bir yerlere düşebiliyor. Evin içinde yaşadıkları düşmeler, ufak kazalar önemli değildir. Yada uçmayı yeni öğrenen bir kuşun düşe kalka, duvarlara çarpa çarpa uçması da sorun değildir. Papağanınız da bunu o kadar önemsemez. Sonuçta bu durumun, kendisinin beceriksizliğinden kaynaklandığını ve birşeyleri öğreniyor olduğunu bilmektedir. Ama ya uçmayı bilmeyen papağanınız 4-5. kattan aşağı düşerse? Olur mu canım demeyin, oluyor böyle şeyler. İşte bu tip yüksekten düşüşler, o çaresizlik ve korku hissi papağanları tüy yolmaya götürebilir. Aynı şekilde uçabilen bir papağanın evden kaçması, kaybolması da tramvatik bir deneyimdir. Bunu “sürüden ayrı düşme” olarak düşünün. Sürüsünden kopan, yalnız kalan papağan, iç güdüsel olarak “ölümün eşiğinde” olduğunu bilir. Bunun yanısıra, elinizde olmayacak şekilde papağanın büyük bir kaza yaşaması da tüy yolmaya bir sebeptir. Deprem, araba kazası, başka bir yırtıcı hayvan yada insan tarafından yaralanma vs. Bu tip durumlar yaşandığında “umarım tüy yolmaz” deyip beklememeniz gerek. Hemen, tüy yolma davranışı görülmese bile, tedavi uygulamaya başlamalısınız.

– Evcil insanının gözü önünde azarlanması, dövülmesi vs.: Papağanların gözünde evcil insanları çok büyük bir öneme ve değere sahiptir. Bilhassa favori oalrak belirledikleri bir kişi varsa onun önemi çok daha büyüktür. Favori kişinin dayak yemesi, canının yanması vs. onda çok sarsıcı bir etki yapabilir. İki tepki olasıdır, birincisi kuş bunalıma girer, tüy yolabilir, yemeden içmeden kesilebilir. İkincisi, favori insanına her kim zarar verdiyse onun ebedi düşmanı haline gelir. Bazen papağanlar basit tartışmaları bile sorun edebilir. Ki bu başıma geldi. Rika tüy yolmadı ama, tartıştığım kişiye (ki aptal, ciddi olmayan bir tartışmaydı aslında) öyle bir öfke beslemeye başladı ki, hem o kişiyi her gördüğünde yeri göğü inletircesine hırlıyordu hem de elini uzattığında ısırmaya kalkıyor, eşyalarına zarar veriyordu 🙂 Basit bir tartışma bu tip bir davranışa neden oluyorken, daha ekstrem durumların papağanda ne kadar derin bir duygusal sarsıntı oluşturabileceğini tahmin edin.

– Evde birden fazla kuş yada hayvan olması durumunda evcil insanın hayvanların arasındaki asayişi, düzeni sağlayamaması: Hayvanlar gibi insanlarda alanlarına önem verir. Evimize elini kolunu sallayan herkes giremez, gelen misafirlerimiz yatak odamıza girip çekmecelerimizi karıştıramaz, değil mi? 😀 Aynı durum papağanlar için de geçerlidir. Kendilerine göre özel bir alanları vardır. En önemli alanları uyudukları yerdir yani kafesleri, ikincisi oynadıkları yerdir, oyun bahçesi. Bu özel alanlarına bilhassa başka hayvanların girmesinden hoşlanmazlar. Evinizdeki kedi oyun bahçelerine yaklaştığında ilk işleri ona sınırları göstermek olur. Evime misafir gelen kedilerin ilk öğrendikleri şey, papağanlarımın alanlarına girmemeleri gerektiğidir. Bunu öğrenmeleri için Rika’nın onlara tehditkar bir kabarışla gagasını açıp kapatması, yada Arya’nın tek bir bakış fırlatması yeterli oluyor genelde.:) Ama bu alanları belirleme görevi kuşun değildir aslında. Bizlerin görevidir. Evdeki kedi köpeğe papağanların alanı tanıtılmalı, aralarında ciddi bir sorun yaşanmaması için her zaman sizin gözetiminizde bir arada takılmalıdırlar. Bilhassa küçük kuşlarda bu konuya ekstra önem verilmelidir. Çünkü küçük papağanlar da büyükler kadar alanlarını koruma duygusuyla hareket edip saldırgan davranabilir. Eğer alanını korumayı başaramazsa ve sizde buna karışmazsanız, bu bir tüy yolma nedeni haline gelir.

Aynı şey kuşlar arasında da geçerlidir. Kuşlar kendi aralarında zihinsel olarak da konuşur. Yada vücut diliyle. Belki sessiz sessiz birbirlerinden çok uzakta oturuyorlardır sizin gözünüzde ama, sizin duyamadığınız bir frekansta birbirlerine korkunç tehditler yağdırıyor olabilirler. (bunu hayalen söylemiyorum, böyle olabiliyor gerçekten) Ve bu durum, sürekli hakarete uğrayan kuş için bir tüy yolma nedeni olabiliyor. Bu yüzden, evde birden fazla kuşunuz varsa, “mutlaka” sınırları belirlemeli, baskın olan kuşu asla ezmemeli, ama baskın kuşun diğerini ezmesine de izin vermemelisiniz. Bunun için Sürü liderliği makalesini çok iyi okuyun.

– Cilt kuruluğu: Papağanlar yağmur ormanı yada savanna kuşlarıdır. Dolayısıyla yağmuru, nemi bol diyarlarda yaşamaya uygun kuşlardır. Ciltleri yeterli nemi görmediğinde kurur ve tüy diplerinde kaşıntı hissine neden olur. Bu da tüy yolmaya yol açar. Bunun önüne geçebilmenin tek yolu onlara düzenli su spreylemek ve buhar bahyosu yaptırmaktır. Buhar banyosu için sizinle birlikte bayoya girmesi yeterlidir. Su spreyleme de yazları hergün, kışları haftada iki kez yapılmalıdır ki, sağlıklı bir ciltleri olsun. Cilt kuruluğu papağanları tüy yolmaya götüren en önemli etkenlerden biridir, banyonun önemini asla hafife almayın.

– Alerji: Papağanlar bazen bazı besinlere alerji geliştirebilir. Nadir olur ama alerjik bir reaksiyon varsa, bu kendini tüy yolma olarak gösterir. Kuşun neye alerjisi olduğunu bulmak için tahlil yaptırabilirsiniz ve yediği besinleri kontrol altında tutabilirsiniz. Papağnınız neyi yedikten sonra tüy yolmaya başlıyorsa, bu besini kesmeniz doğru olur. Genelde alerjiye bir besinin kuşa çok ani olarak fazla miktarda verilmesi neden olur. Papağnınıza bir besini ilk defa veriyorsanız, azar azar vererek bünyesini alıştırmaya çalışmalısınız.

– İç ve dış parazit sorunları: İç ve dış parazit de tüy yolma davranışının en önemli sebeplerinden biridir. Temiz bakılan ve düzenli banyo yapan papağanlarda dış parazit hayatları boyunca görülmez. Ancak başka bir hayvandan bulaşırsa mümkündür. İç parazit ise yediği meyve sebzelerden bulaşma riskine sahiptir. Bilhassa papağanınız yeniyse iç parazite karşı ilaç kullanmanız yararlı olur. Sonrasında her sene beyaz dut mevsiminde ona aç karnına beyaz dut yedirerek iç sistemini en doğal ve sağlıklı şekilde temizleyebilirsiniz.

– Açlık: Uzun süre aç kalan papağan da tüy yolmaya başlar. Bu yüzden asla papağanların yemek alışkanlığı aç bırakarak değiştirilmeye çalışılmamalıdır.

– PBFD hastalığı (Psittacine Beak & Feather Disease): Bu hastalığın ne yazık ki bir tedavisi yoktur. Yavru kuşlar için ölüm demektir. Yetişkin kuşlar bu hastalığa bazen direnebilmekte ve zamanla tamamen iyileşebilmektedir. PBFD bir virus hastalığıdır ve genelde tüylerin kötü çıkmasına, yada yeni çıkan tüylerin gelişimini tamamlayamadan kendiliğinden düşmesine, ağır durumlarda gaga deformasyonuna yol açabilmektedir. Dolayısıyla bu kadar ağır bir hastalık kuşların tüy yolmasına da neden olmaktadır. Lafı geçiyorken belirteyim, hastalıkla mücadele etmenin yolu meyve sebze ağırlıklı dengeli, iyi beslenme ve iyi ve düzenli uykudur. Bunun dışında bu hastalıkla mücadele edecek herhangi bir ilaç, aşı, çare mevcut değildir.

– Şiddet görme: Papağanlar nazik kuşlardır demiştik, eh, elbette şiddet gören papağan psikolojik olarak yaralanacaktır. Şiddet görme onları tüy yolmaya götürür. Bağırma, kafesine vurulması, sürekli, bilerek korkutulması, kendisine terlik, çorap vs. fırlatılması şiddet davranışı içine girer. Papağanınızla ilgili bir sıkıntınız varsa bunu çözmenin yolu kaba ve ilkel davranışlardan geçmez. Kuşunuz bu davranışların sebebini anlayamaz.

– Kaale alınmama: Papağanlar gururlu kuşlardır. Hatta bazen bencil oldukları bile söylenebilir 🙂 Durum buyken ona evdeki bir sandalye gibi muamele etmeniz gururunu yaralayacaktır. Size seslendiğinde cevap vermemeniz, o evde yokmuş gibi davranmanız papağanınızı üzecektir. Üzgün kuş, tüy yolmaya başlar. İkinci bir davranış bozukluğuna daha yol açar kaale alınmaması. Isırma. Kuşlar kaale alınmamaktan nefret eder.6

– Tanımadığı kişilerin tüylerine dokunması: Gününün büyük kısmını tüylerine bakım yapmakla geçiren bir hayvan için bu durumun ne kadar önemli olduğunu tahmin etmek zor değil. Tanımadığı kişilerin tüylerine dokunması papağan açısından bir hakarettir, tecavüzdür ve tüy yolma nedenidir. Papağanlar ancak sevdikleri ve sürüden gördükleri insanların tüylerine dokunmasına izin verir. Bazı kuşlar vardır, her gördükleri kişiye kafa açarlar 🙂 Ama bu, onun açısından tüyüne dokunmak değildir, sosyalleşmektir. Tüyüne dokunulması, sırtına, kanatlarına, göğsüne, kuyruğuna dokunulmasıdır ki, ancak sevdikleri insana izin verir yada onun dokunmasına tahammül ederler. Çünkü kuşlar normalde kendi aralarında bile birbirlerinin kafa tüylerine dokunurlar sadece.

– Birşeyi yapmaya, yemeye, bir duruma istemeden katlanmaya zorlanması: Papağanlar zorlamaya gelmez. Birşeye zorlandıklarını hissettikleri anda strese girerler. Bu yüzden eğitim herzaman oyun havasında verilmeli, kuşun ruh hali çok iyi gözlemlenmelidir. En ufak sıkılma belirtisinde eğitim, sona ermelidir. Gerekirse yarım saat sürecek bir eğitim, 10 dakika molalarla bir saatte verilsin ama kuş sıkılmasın. Aynı şekilde papağanların ağzına zorla birşeyler tıkmayın yada kuşunuzla inatlaşmayın. Kuşunuz birinin kendisine dokunmasını istemiyorsa, o arkadaşınız kuşları çok seviyor yada sizden ısrarla rica ediyor diye kuşunuza dokunmasına izin vermeyin. Aksi taktirde kuşunuzu strese sokarsınız ve stres kuşalr için bir tüy yolma nedenidir.

– İç-dış mantar ve enfeksiyon rahatsızlıkları: Bu tip sorunlarda kuşunuz “derdim var” demeye başlar ve tüy yolmaya başlayabilir. Kuşlarımızın sağlığını düzenli bir şekilde konrol etmeli, arada onlara şifalı çaylar yapıp (bkz. bitkisel tedavi yöntemleri makalesi) sağlık durumlarını kontrol altında tutmalıyız.

– Tümörler: Kuşunuzdaki iç dış tümörlerin varlığı tüy yolmaya neden olabilir.

– Metal zehirlenmesi: Papağanların midelerinde çeşitli metallerin birikmesi sonucu oluşur. Çok yavaş ilerleyen, ama bir seviyeden sonra çok hızlı ölüme götüren bir hastalıktır. Kuş, kendisini metal zehirlenmesine götüren uzun süreç boyunca karın ağrısını ifade etmek için tüylerini yolabilir. Metal zehirlenmesi kuşa verilen metal oyuncakların ve kafesinin metaryelinin kuşlar için zehirli olan çinko, bakır, pirinç, galvaniz gibi metallerden oluşması dolayısıyla olur. Ve inanın ani ölümlerin çok büyük bir yüzdesi metal zehirlenmesi nedeniyle gerçekleşmektedir. Dikkat.

Evet, aklıma gelenler şimdilik bunlar. Burada saydıklarımın tüy yolma davranışına neden olduğuna “defalarca” şahit oldum yada duydum. Bu nedenle bu konularda dikkatli olmanızı öneririm. Sorun ortaya çıkmadan önce önlem almanız çok önemli. Şu anda papağanınız sağlıklı olabilir, ama bundan 5 sene sonra birden tüy yolan bir papağanınız olup olmayacağını bilemezsiniz. “Yeea bizimki alıştı, birşey olmaz” diye düşünmeyin, birincisi cahillik edersiniz, ikincisi kuşunuz bir süre sonra size hakettiğiniz cevabı verir. Ama olan kuşcağıza olur.

TÜY YOLMA ÇEŞİTLERİ

Evet, bu konuda değinmek istediğim başka bir şey daha var. Türkiye’de tüy yolma deyince genelde tüyün çekip koparılması anlaşılıyor. Halbuki tüy yolmanın da çeşitleri vardır ve hepsi “tüy yolma sorunu”dur ve yukarıda saydıklarımdan ötürü olurlar. Tüy yolma sorununun görülmediği iddia edilen Timneh afrika griler genelde tüylerini kökünden koparmaz, ama tüy çıtlatabilirler, çiğneyebilirler, kısacası tüylerine zarar verebilirler ve bu da tüyün koparılması kadar kötü bir durumdur.

Tüy çıtlatma (feather stripping)

Kuş, tüylerinin en uç kısımlarından başlayıp tüyün sadece ortası kalacak şekilde kenarlarını soyar. Sonuçta tüyün sadece ortadaki sap kısmı kalır. Genel oalrak bakıldığında kuşun tüyleri zedelenmiş ve azalmış görülür.

Tüy kırpma (Feather barbering)

Tüy makasla kesilmiş gibi yarım kalmıştır. Kuyruk tüylerinde, sırt tüylerinde daha sık görülür. Kuş gagasıyla tek bir darbede tüyü keser. Kuş zamanla tüy koparmaya da başlar.

Tüy koparma (feather plucking)

Yeni çıkan yada çıkmış tüylerin, ana tüylerin altındaki beyaz/gri ince tüycüklerin (iç çamaşırları) kökünden koparılması durumudur. Kuşun vücudunda kelleşmeler olur, kalın tüyler koparılırsa kopan tüyün ucunda kan görülür.

Tüy çiğneme (feather chewing)

Kuş bilhassa kanat, kuyruk gibi büyük tüylerinin ucunu çiğner. Bu tüyler şeklini kaybeder, bazen sap kısımları zarar görür, yeni çıkan bir tüyse kanar.

Kuşunuzun tüylerini sürekli kontrol edin. Bu tip yarım, çiğnenmiş yada kenarları soyulmuş tüyler görürseniz, aynı tüyünü koparan bir kuş gibi tedaviye başlayın. Yukarıda saydıklarımın hepsi “tüy yolma” sorunu içinde ele alınır. Sebepleri aynıdır, tedavisi aynıdır.

Neyse güzel bir şey de söyleyeyim, öyle kapatalım bu konuyu. “Bir papağan tüy yolmaya başlarsa, bunun geri dönüşü yoktur” lafına HİÇBİR ŞEKİLDE İNANMIYORUM. Evet ben iki papağanımı kaybettim tüy yolma nedeniyle ama çok daha fazla papağanın kurtulduğunu da gözlerimle gördüm, yada ben kurtardım. En son örnek Arya. Kanatlarını, kuyruğunu, göğsünü, omuzlarını, bacaklarını, heryerini yolmuş, eti pembe pembe görünen bir kuş, şu anda yeni çıkan kanat tüylerinin gazıyla uçma denemeleri yapabiliyorsa, başka kuşlar da tüy yolmayı bırakabilir. Kuşunuzun tüy yolmaya başlamaması için dikkatli olun, ama başınıza gelirse, asla ümitsizliğe kapılmayın. Bir sonraki derste tüy yolan kuşunuzla nasıl mücadele etmeniz, onu nasıl iyileştirmeniz gerektiğini anlatacağım.

Yorum bırakın